20 Ağustos 2014 Çarşamba

AKP Cemaat Çatışması

Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın açıklamasına yönelik “Söz konusu iddialar, çoğunlukla sosyal medyada yer alan ve herkesin duyduğu-bildiği şeyler değil, abuk sabuk dedikodulardan ibaret. Bunlara cevap vermeye değmezdi” eleştirisine katılmanın mümkün olmadığını bildirdi.

16 Ağustos 2013 Cuma 11:00
AKP Cemaat Çatışması

 Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın açıklamasına yönelik “Söz konusu iddialar, çoğunlukla sosyal medyada yer alan ve herkesin duyduğu-bildiği şeyler değil, abuk sabuk dedikodulardan ibaret. Bunlara cevap vermeye değmezdi” eleştirisine katılmanın mümkün olmadığını bildirdi. Gülerce GYV açıklamasının 28 Şubat’ın “iktidarı ele geçirmek istiyorlar” tezine karşı önümüzdeki dönemde de sıklıkla hatırlanması gereken “demokrasi ayarı” olduğunu bildirdi. 

Gazeteci-Yazar Hüseyin Gülerce, Zaman Gazetesi’nde yayımlanan köşeyazısında Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın ses getiren açıklamasına değindi. Açıklamanın tahmin edildiği gibi hem ses getirdiğini hem de bazılarınca körük sallanan bir fitneyi önleme adına isabetli olduğunu belirten Gülerce, “Yüzde 50 oy almış iktidar partisi ile hayır, huzur, istikrar ve demokratikleşme için gönüllü olmuş, fedakârlık yarışına girmiş milyonların arasını açmaya kalkmak düpedüz fitnedir” dedi. 



-“CEVAP VERMEYE DEĞMEZDİ”YE YANIT- 



Hüseyin Gülerce, Vakfın açıklamasına, “söz konusu iddialar, çoğunlukla sosyal medyada yer alan ve herkesin duyduğu-bildiği şeyler değil, abuk sabuk dedikodulardan ibaret. Bunlara cevap vermeye değmezdi” eleştirisini getirenler olduğunu da anımsattı. Gülerce, “Bu eleştiriye katılmak mümkün değil. İki sebepten; birincisi, çamur at izi kalsın gerçeği. Ayyuka çıkmış, fısıltı gazetelerine manşet olmuş iddialar, iftiralar ve karalamalar karşısında sustuğunuzda, bunları doğrulamış gibi olursunuz. Sükût ikrardan gelir, diye buna deniyor. İkincisi, suskunluk; hem iktidar hem de Hizmet Hareketi içindeki hasbi ve makul büyük çoğunluğu, bir süre sonra üzüntü ve tedirginliğe sürükler. İnsanlar, ‘ne oluyoruz, neden bir şey yapılmıyor, bu iftira, dedikodu ve karalamalara, bu fitneye dur denmesi gerekmez mi?’ diye kaygılarını dile getirirler” şeklinde karşılık verdi. 



-“ ‘HİZMET YAPICI ELEŞTİRİYE SONUNA KADAR AÇIK”- 



Vakfın açıklamalarında üslubun son derece dikkatli olduğunu, hükümete kafa tutma olmadığını, “her zaman biz haklıyız, eleştiri kabul etmeyiz” tavrı bulunmadığına dikkat çeken Hüseyin Gülerce, “Tam tersine, insanın olduğu yerde hata olur, denilerek; ‘Hizmet Hareketi’nin, yapıcı eleştiriler getirilmesine sonuna kadar açık olduğunun, bunları dile getirenlere samimiyetle teşekkür edileceğinin’ altı çiziliyor” dedi. 



-HİZMET AÇIKLAMASI “DEMOKRASİ AYARI”- 



Açıklamada yıllardan beri dillendirilen ve 28 Şubat sürecinde, hareketin cuntacılar tarafından hedefe konulmasında kullanılan “Hizmet, bürokrasi üzerinden vesayet kurmak ve iktidara ortak olmak istiyor…” suçlamasına yanıt verildiğini anlatan Gülerce “Buna verilen cevap, gerçekten önümüzdeki dönemde sıklıkla hatırlatılması gereken bir demokrasi ayarı” dedi şu satırları yeniden hatırlattı: 

“Demokrasilerde, seçimle gelen yönetimler yine ancak seçimle gider. Vatandaşların ve sivil toplum aktörlerinin eleştirilerde ve tavsiyelerde bulunmaları, yönetime karışmak olarak görülemez. Seçilmiş iktidarların her an denetim ve gözetimi, katılımcı demokrasinin en tabii gereğidir. Tavsiye veya eleştiride bulunan sivil toplum oluşumlarını, iktidar peşindelermiş gibi sunarak, onlara ‘siyasete karışma’, ‘öyleyse parti kur’, ya da ‘seçimleri bekle’ demek demokratik sistemin ruhuyla bağdaşmaz. 

Hangi görüşten ve yaşam tarzından olursa olsun vatandaşların kanunlar çerçevesinde kendi devletinde görev almasının ‘devleti ele geçirme, sızma, vesayet kurma veya paralel iktidar oluşturma’ şeklinde sunulması iyi niyetle açıklanamaz. 

Elbette ki bürokratlar, yöneticilerinin ve amirlerinin (hukuka uygun) emirlerine itaat etmek ve sadece onlardan emir almak durumundadır. Hukuka aykırı şekilde davrandığı ve yöneticilerinin emirlerine uymadığı ileri sürülen bürokratlar varsa, bunlar deliller ışığında yine hukuka uygun şekilde soruşturulmalıdır. Ancak, geçmişten bugüne olageldiği gibi, ‘vesayet oluşturma’ ve ‘iktidara ortak olma’ iftiralarıyla, bürokratik katmanlarda belli toplumsal kesimlerin tasfiye edilmesi amacı varsa, bu da hukuk ve demokrasiye aykırıdır…” 

Hüseyin Gülerce yazısını “Aslında doğrunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Demokratik çizgimizi ve insaflı duruşumuzu koruyabilirsek problemler de çözülür, fitnelerin önüne de geçilir” şeklinde tamamladı. 

ANKA haber ajansı

    Yorumlar

EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SAYFALAR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV